31 Mart 2008 Pazartesi

Aşkım Aşkım Dizisindeki Senaryo Mehmet Ali Erbil’ in Gönlüne Göre mi Yazılıyor?

İyi bir ses(lendirme) sanatçısı olmaktan başka kayda değer sanatsal bir vasfının olmadığını düşündüğüm M.Ali Erbil (nam-ı diğer MALİ), sanatçı bir anne-babanın evladı olarak dünyaya gelmiş olmanın şanslılığını sonuna kadar kullanmış ve defalarca vergi rekortmeni olacak kadar çok para kazandıran sanatsal etkinliklerde bulunmuştur

Başarılı bir sinema yada televizyon çalışmasını bileniniz var mı MALİ’ nin? Shrekk adlı animasyon filmindeki eşek karakterini Türkçe seslendirmesindeki başarısı dışında…

Bunun için eskiye gidin mesela. Dolap Osman’dan, Hababam Sınıfı dizisinin temcit pilavı gibi tekrar tekrar pişirilip ekşitilerek seyircinin önüne getirilmesine ve Kahpe Bizans’ a kadar.. MALİ’ nin oynadığı filmlerdeki MALİ rollerini kaç kişi beğenip takdir etmiştir? Merak ederim.

Yıllarca belli bir istikrar içinde sürdüre geldiği Çarkıfelek adlı televizyon yarışması vardır belki şovmenlik-sunuculuk mesleği adına MALİ’ nin hanesine başarı olarak yazılabilecek. Ancak, önceki diğer şov programlarında olduğu gibi bu yarışmada da, katılımcıları ve ekran başındaki seyircileri taciz ve tahkir etme alışkanlığını hep sürdürmüştür MALİ.

Daha bir yıl önce, canlı yayında birinin donunu indirdi diye kanalının ceza almasına ve programın, yayından kalkmasına neden olan ve bu davranışlarıyla, halkın ‘şaklabanlık’ yaptığını düşündüğünü belirtmekte bir sakınca görmediğiniz MALİ, Kanal-1’ de, yeni sezonda yayınlanan Çarkıfelekte de katılımcılara zaman zaman yapmadığını bırakmıyor.

Nitekim geçen gün, uzun eşek oynayacağım diye, yarışmayı seyretmek için stüdyoya gelmiş konuklardan 4 genç çağırıp onları, uzun eşek pozisyonuna gelecek şekilde birinin kafasını diğerinin kıçına birbirine dayadı ve üzerlerine atlayarak zavallı delikanlıları canlı yayında mahcup bıraktı.

MALİ bunu hep yapar ve bundan bir reyting beklentisi içine girer.

MALİ’ nin “sanat”sal icraatı bu tür şovsal gösterişlerden ibaret değil. Çevirdiği dizilerdeki kadın rol arkadaşlarını, rol icabını aşan bir tarzda ve onları adeta taciz eden bir sözde oyun biçimi de var MALİ’ nin.

Bildiğiniz üzere, MALİ şimdilerde, Aşkım Aşkım diye uzatmalı bir dizi çeviriyor. Doğru dürüst bir senaryosunun olmadığı ilk bakışta (ve ne yazık ki her bakışta) anlaşılabilen bu diziyi her seyredişimde, sanki sırf evli olduğu için, karısını şu aşamada çapkınlıklarıyla üzüp onunla boşanma noktasına gelmek istemeyen MALİ’ nin rol arkadaşı yani Le Şenere Retaurant’ ın temizlikçisi Gözde rolünü oynattığı Yeliz Yeşilmen’ le zımni bir gönül eğlendirme, Onu öpüp okşama seanslarını icra edebilmesinin sağlanması için çevrildiğini düşünmekten kendimi alamıyorum.

Dedim ya, dizi senaryosunun neredeyse başka bir hikayesi yok. Bir tek, uçkur müptelası Şener’ in (yani MALİ’ nin) ikide bir Gözde’ yi tenhada kıstırıp Onu taciz etmesi ve karısı Zümrüt Hanım’ ın onları basıp Şener’ i oklavayla pataklaması var senaryo olarak. Dizinin çekildiği ilk günden beri hikaye hep bu şekildeki sahnelerle tekrarlanır durur.

Gözde’ yi taciz etme (sözde) sahnelerinde MALİ, Yeliz Yeşilmen’ i, bir film çekiminin gereklerini aşacak şekilde, öylesine içten ve zevkle öpüp kızcağızın şurasını burasını okşayıp mıncıklama çabasına giriyor ki, seyirci olarak ister istemez insanın aklına böyle bir düşünce geliyor tabii.

Bir de, malum, her bir sahnenin düzgün çekilebilmesi için kim bilir kaç defa deneme yapılması gerekiyor. Bozuk çıktıkları için montajlanmayan sahneler sırasındakilerle birlikte, her bir bölümde Şener’ in (yani MALİ’ nin) Gözde’ yi (ama aslında Yeliz’i) sahici ve doyasıya öpüp okşadığı süreleri topladığımızda, bu sürenin, eşini gerçekten aldatan bir erkeğin yaşayacağı yasak aşkta gönül eğlendirebileceği süreler toplamından hayli uzun olacağı muhakkaktır.

Acıdım doğrusu MALİ’ nin evde çocuk büyüten genç karısına.

Bu arada, Yeliz Yeşilmen amma da saf biriymiş yani!

Çapkınlığın sanatını icat etmiş olan MALİ’ nin bu sahnelerdeki bu tutumunu anlamaması için sıkı bir “aptal sarışın” olması gerekiyormuş demek ki insanın.

Ha! Sahi, bir erkek arkadaşı yok muydu bu kızcağızın? Yalnız mı acaba şu sıralar?

2 yorum:

seyyah dedi ki...

ya üstad ağzına sağlık valla ne diyeyim

Sanal Dilenci dedi ki...

Naiçzene ekleyeyim..

Yeliz aldığı paraya bakar.. Üç beş ufak öpücük kimin umurunda :))

Mehmet Alinin Karısı : O kadar kişinin önünde öpmüş ellemiş ne değişir diyor. Kadınlar gizlide olandan korkar, kaptırmaktan onun için mesele değil :))

Malinin soytarılıkları Reyting yapar yapmasa zaten ona prorram yaptırmazlar..

Demekki meselenin dandikliği.. malinin dandikliğinden ziyade vatandaşın sosyo kültürel seviyesinin dandikliğidir diyorum ben kendimce :)))

Saygılar üstadım..